Dr. Nilay Şengül

Kanser Türü

Ürolojik Kanserler

👩‍⚕️ Doç. Dr. Nilay Şengül 🕑 12 dk okuma
Ürolojik Kanserler

📌 Kısaca Bilmeniz Gerekenler

  • Ürolojik kanserler, erkeklerde en sık görülen kanser grubudur; prostat kanseri Türkiye’de erkeklerde 2. sırada yer alır.
  • Erken evre prostat kanserinde 5 yıllık sağkalım oranı %99’a ulaşır; mesane kanserinde erken tanı ile bu oran %77’dir.
  • Testis kanseri, 15-40 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanserdir ve erken evrede 5 yıllık sağkalım %95’in üzerindedir.
  • İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler, ileri evre böbrek ve mesane kanserinde sağkalımı %20-40 artırabilmektedir.

Ürolojik kanserler, idrar yolu sistemi ve erkek üreme organlarını etkileyen malign tümörleri ifade eder. Bu grup; prostat, mesane, böbrek ve testis kanserlerini kapsar. Her yıl dünya genelinde milyonlarca yeni vaka tanı alır ve erken evrede müdahale edildiğinde tedavi başarısı yüksektir.

Ürolojik Kanserler Nedir?

Ürolojik kanserler, idrar yolu sistemi ve erkek üreme organlarında gelişen malign neoplazmları kapsayan bir kanser kategorisidir. Bu grupta en sık görülen dört ana tür; prostat kanseri, mesane kanseri, böbrek kanseri ve testis kanseri yer alır. Her birinin etyolojisi, risk faktörleri ve klinik seyri farklılık gösterir.

Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu (IARC) GLOBOCAN 2022 verilerine göre, Türkiye’de erkeklerde en sık görülen kanserler arasında prostat kanseri 17.274 yeni vaka ile 2. sırada, mesane kanseri 11.168 vaka ile 4. sırada yer almaktadır. Böbrek kanseri ise 5.400 yeni vaka ile tüm kanserlerin yaklaşık %2,3’ünü oluşturur.

Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, ürolojik kanserlerin tanı ve tedavisinde en kritik unsur, hastanın bireysel risk profiline göre kişiselleştirilmiş bir yaklaşım benimsemektir. Genetik profilleme ve moleküler tanı yöntemleri, hangi hastanın agresif tedavi gerektirdiğini, hangisinin aktif izlemle takip edilebileceğini belirlemede giderek daha fazla önem kazanmaktadır.

Ürolojik Kanser Çeşitleri

Prostat Kanseri

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen ürolojik kanserdir. IARC GLOBOCAN 2022 verilerine göre Türkiye’de yıllık 17.274 yeni vaka tanı alır ve erkeklerde tüm kanserlerin %13’ünü oluşturur. Yaşla birlikte insidans artar; tanı anında medyan yaş 68’dir.

Risk faktörleri arasında ileri yaş, aile öyküsü, Afro-Amerikan etnik kökeni ve obezite yer alır. PSA (Prostat Spesifik Antijen) taraması, erken tanıda temel rol oynar; klinik çalışma verilerine göre 55-69 yaş arası erkeklerde PSA taraması prostat kanserine bağlı ölüm riskini %20’ye kadar azaltabilmektedir.

Mesane Kanseri

Mesane kanseri, idrar kesesinin iç tabakasındaki hücrelerden kaynaklanır. Türkiye’de erkeklerde 4. en sık kanserdir. Sigara içimi, tüm mesane kanser vakalarının yaklaşık yarısına neden olan başlıca önlenebilir risk faktörüdür. Mesane kanserinde erken evre tanı konulan hastalarda 5 yıllık sağkalım oranı %77 iken, ileri evrede bu oran %5’e düşmektedir.

Böbrek Kanseri

Böbrek kanseri, renal hücreli karsinom (RCC) olarak da bilinir ve böbrek parankiminden kaynaklanır. Son on yılda insidansı yıllık %2 oranında artmaktadır; bu artışın büyük ölçüde görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla artan tesadüfi tanılara bağlı olduğu düşünülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 1,5 kat daha sık görülür. Erken evrede tanı alan hastalarda 5 yıllık sağkalım oranı %93’tür.

Testis Kanseri

Testis kanseri, tüm kanserlerin %1-2’sini oluşturmasına rağmen 15-40 yaş arası sağlıklı erkeklerde en sık görülen kanserdir. İnsidansı yüz binde 4-8 olarak rapor edilmiştir. Testis kanserlerinin %90-95’ini germ hücreli tümörler (GHT) oluşturur. Erken evrede tanı ve tedavi edildiğinde 5 yıllık sağkalım oranı %95’in üzerindedir.

Kanser Türü Türkiye’de Yıllık Yeni Vaka (2022) Erkek/Kadın Oranı Erken Evre 5 Yıllık Sağkalım
Prostat 17.274 Sadece erkek %99
Mesane 11.168 (erkek) 3:1 %77
Böbrek 5.400 1,5:1 %93
Testis N/A (nadir) Sadece erkek %95+

Belirtiler ve Risk Faktörleri

Ürolojik kanserlerin belirtileri, tümörün yerleşim yerine ve evresine göre değişiklik gösterir. Ancak bazı ortak uyarıcı işaretler vardır:

  • İdrarda kan görülmesi (hematüri) — mesane ve böbrek kanserlerinin en sık belirtisidir
  • Sık idrara çıkma ihtiyacı veya idrar yaparken ağrı/burning hissi
  • Bel veya kasık bölgesinde ağrı
  • Testiste sert, ağrısız kitle veya şişlik
  • Kasık lenf bezlerinde büyüme
  • Kilo kaybı, halsizlik ve gece terlemeleri (ileri evre)

Risk faktörleri kanser türüne göre farklılık gösterir:

Risk Faktörü Etkilenen Kanser Türleri Göreceli Risk Artışı
Sigara içimi Mesane, böbrek Mesane: ~2-4 kat
Obezite Böbrek, agresif prostat Böbrek: ~1,5-2 kat
Aile öyküsü Prostat, böbrek Prostat: ~2-3 kat
İleri yaş (>50) Prostat, mesane, böbrek Yaşla birlikte artar
İnenmemiş testis (kriptorşidizm) Testis ~3-5 kat

Ürolojik Kanserler ve Tedavisi

Ürolojik kanserlerin tedavisi, tümörün histolojik tipi, evresi, hastanın yaşı ve eşlik eden hastalıklarına göre kişiselleştirilir. Modern onkolojide cerrahi, sistemik tedaviler ve radyoterapi birlikte değerlendirilir.

Cerrahi Tedaviler

Radikal prostatektomi, lokalize prostat kanserinde altın standart cerrahi yöntemdir. Açık, laparoskopik ve robotik yaklaşımlar kullanılabilir. Robotik cerrahi, daha az kanama, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme avantajı sunar.

Radikal nefrektomi, böbrek kanserinde tümörü ve çevre dokuları çıkarmayı hedefler. Günümüzde nefron koruyucu cerrahi (parsiyel nefrektomi), uygun hastalarda böbrek fonksiyonlarını korumak için tercih edilmektedir.

Radikal sistektomi, invaziv mesane kanserinde mesanenin tamamının çıkarılması işlemidir. Erkek hastalarda prostat ve seminal veziküller de çıkarılır. İdrar yolu diversiyonu olarak ileal konduit veya neob mesane oluşturulabilir.

Orşiektomi, testis kanserinde hem tanı hem tedavi amaçlı yapılan testisin çıkarılması işlemidir. Bu işlem sonrası retroperitoneal lenf nodu diseksiyonu veya kemoterapi planlanabilir.

Sistemik Tedaviler

İmmünoterapi, bağışıklık sistemini tümör hücrelerine karşı aktive eden bir tedavi yaklaşımıdır. PD-1/PD-L1 inhibitörleri (pembrolizumab, nivolumab) ve CTLA-4 inhibitörleri (ipilimumab), ileri evre böbrek ve mesane kanserinde standart tedavi seçenekleri arasındadır. Klinik çalışmalarda immünoterapi, ileri evre böbrek kanserinde sağkalımı %20-40 oranında artırabilmektedir.

Hedefe yönelik tedaviler, tümörün moleküler yapısını hedef alan ilaçlardır. Böbrek kanserinde VEGF inhibitörleri (sunitinib, pazopanib) ve mTOR inhibitörleri (everolimus) kullanılır. Prostat kanserinde androjen reseptörü inhibitörleri (enzalutamid, abirateron) ve PARP inhibitörleri (olaparib) etkinlik göstermiştir.

Kemoterapi, testis kanserinde yüksek tedavi başarısı sağlayan temel tedavi modalitesidir. BEP (bleomisin, etopozid, sisplatin) rejimi, germ hücreli tümörlerde standart kemoterapi şemasıdır. İleri evre mesane kanserinde ise gemcitabin + sisplatin kombinasyonu yaygın olarak kullanılır.

Radyoterapi

Dıştan radyoterapi, lokalize prostat kanserinde cerrahiye alternatif olarak veya adjuvan tedavi olarak uygulanabilir. Brakiterapi (içten radyoterapi), düşük riskli prostat kanserinde tek başına veya dıştan radyoterapi ile kombine edilebilir. Lutetium-177-PSMA (Lu-177-PSMA) peptid reseptör radyonüklid tedavisi, metastatik kastrasyon dirençli prostat kanserinde hedefe yönelik iç radyasyon tedavisi olarak kullanılmaktadır.

Doç. Dr. Nilay Şengül’ün Klinik Değerlendirmesi

Klinik pratiğimde sıklıkla şunu gözlemliyorum: Ürolojik kanserlerin çoğu, özellikle prostat ve böbrek kanserleri, hastaların başka bir nedenle yapılan görüntüleme tetkikleri sırasında tesadüfen saptanmaktadır. Bu durum, erken evre tanı oranlarını artırmakta ve tedavi sonuçlarını olumlu yönde etkilemektedir.

Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, ürolojik kanserlerin tedavisinde en önemli paradigma değişimi, “her hastaya aynı tedavi” yaklaşımından “moleküler profilleme temelli kişiselleştirilmiş tedavi”ye geçiştir. Memorial Şişli Hastanesi’nde uyguladığımız genetik profilleme testleri, hangi hastanın immünoterapiye, hangisinin hedefe yönelik tedavilere yanıt vereceğini öngörmemizi sağlamaktadır. Bu yaklaşım, gereksiz tedavi yükünü azaltırken etkinliği artırmaktadır.

Özellikle ileri evre prostat kanserinde PSMA-PET görüntüleme ve Lu-177-PSMA tedavisi kombinasyonu, son yıllarda klinik pratiğimizde önemli bir yer edinmiştir. Bu tedavi, metastatik hastalıkta hem yaşam kalitesini hem de sağkalım süresini anlamlı şekilde iyileştirmektedir.

Tanıdan İyileşmeye: Süreç Nasıl İlerliyor?

  1. İlk Muayene ve Değerlendirme: Hastanın şikayetleri, aile öyküsü ve yaşam tarzı detaylı olarak sorgulanır. Fizik muayenede özellikle prostat için rektal tuşe, testis için palpasyon yapılır. Doç. Dr. Şengül, klinik pratiğinde ilk görüşmede hastanın endişelerini dinlemenin, tedavi uyumunu artırdığını vurguluyor.
  2. Tetkik ve Görüntüleme:
    • Kan tetkikleri: PSA (prostat), LDH, AFP, beta-hCG (testis), tam kan sayımı, biyokimya
    • Görüntüleme: Pelvik MR (prostat), BT ürografi (böbrek, mesane), PSMA-PET (ileri evre prostat), toraks BT (metastaz taraması)
    • İnvaziv tanı: Transrektal ultrason eşliğinde prostat biyopsisi, sistoskopi ile mesane biyopsisi, testis biyopsisi (orşiektomi ile)
  3. Evreleme ve Tedavi Planlaması: TNM evreleme sistemi kullanılarak tümörün yayılımı belirlenir. Multidisipliner tümör konseyinde (tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, üroloji, patoloji, radyoloji) bireysel tedavi planı oluşturulur.
  4. Tedavi Uygulaması:
    • Cerrahi: Hastanede kalış süresi prosedüre göre 1-5 gün
    • Kemoterapi: Genellikle 3-4 haftalık sikluslar halinde, toplam 4-6 siklus
    • İmmünoterapi: 2-3 haftalık aralıklarla, uzun süreli
    • Radyoterapi: Günlük fraksiyonlar, toplam 4-8 hafta
  5. Taburculuk ve İyileşme: Cerrahi sonrası hastanede kalış süresi robotik prostatektomide 1-2 gün, radikal sistektomide 5-7 gün civarındadır. Testis kanseri orşiektomisi sonrası genellikle aynı gün taburculuk mümkündür.
  6. Takip ve İzlem: İlk 2 yıl 3 ayda bir, sonraki 3 yıl 6 ayda bir, 5. yıldan sonra yıllık kontroller planlanır. PSA takibi (prostat), görüntüleme (böbrek, mesane), marker takibi (testis) rutin olarak yapılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Prostat kanseri her zaman tedavi edilmeli mi?

Hayır. Düşük riskli, lokalize prostat kanserinde aktif izlem (aktif surveillans) güvenli ve kabul görmüş bir yaklaşımdır. Bu stratejide hastanın düzenli PSA takibi ve biyopsi ile izlenmesi, gerektiğinde tedaviye geçilmesi planlanır. Klinik çalışmalarda aktif izlem ile erken müdahale arasında 10 yıllık sağkalım farkı bulunmamaktadır.

İdrarımda kan gördüm, bu mutlaka kanser mi?

İdrarda kan (hematüri) görülmesi her zaman kanser anlamına gelmez. Böbrek taşları, idrar yolu enfeksiyonları, prostat büyümesi ve glomerüler hastalıklar da hematüriye neden olabilir. Ancak 40 yaş üzerindeki erkeklerde ve sigara içenlerde görülen görünür hematüri, mesane kanseri açısından değerlendirilmelidir. Kesin tanı için sistoskopi ve görüntüleme tetkikleri gerekir.

Testis kanseri tedavi edildikten sonra çocuk sahibi olunabilir mi?

Evet, mümkündür. Tek taraflı orşiektomi sonrası kalan testis sperm üretimine devam edebilir. Ancak kemoterapi ve radyoterapi sperm sayısını ve kalitesini geçici veya kalıcı olarak etkileyebilir. Bu nedenle tedavi öncesi sperm dondurma (sperm kriyoprezervasyonu) önerilmektedir. Tedavi sonrası sperm sayısının normale dönmesi 2-5 yıl sürebilir.

İmmünoterapi ürolojik kanserlerde ne kadar etkilidir?

İmmünoterapi, ileri evre böbrek ve mesane kanserinde standart tedavi haline gelmiştir. Böbrek kanserinde pembrolizumab + aksitinib kombinasyonu, tek başına hedefe yönelik tedaviye göre sağkalımı %30-40 oranında artırmıştır. Mesane kanserinde de immünoterapi, platin bazlı kemoterapi sonrası ilerleyen hastalıkta etkinlik göstermektedir. Prostat kanserinde ise şu an için sınırlı endikasyonları vardır.

Robotik cerrahi açık cerrahiden daha mı iyi?

Robotik cerrahi, açık cerrahiye göre daha az kanama, daha kısa hastanede kalış ve daha hızlı iyileşme avantajı sunar. Ancak uzun dönem kanser kontrolü ve idrar kaçırma/erektil disfonksiyon açısından eşdeğer sonuçlar verir. Her hasta için en uygun cerrahi yaklaşım, tümörün evresine, cerrahın deneyimine ve hastanın anatomik özelliklerine göre belirlenir.

Ürolojik kanserler, erken tanı ve modern tedavi yaklaşımlarıyla yüksek tedavi başarısı sağlanabilen bir kanser grubudur. Prostat, mesane, böbrek ve testis kanserlerinin her birinde farklı tedavi stratejileri uygulanır; bu stratejiler cerrahi, sistemik tedaviler ve radyoterapiyi kapsar. Kişiselleştirilmiş tıp ve moleküler profilleme, hangi hastanın hangi tedaviden en fazla fayda göreceğini belirlemede kritik rol oynamaktadır.

Ürolojik kanserler hakkında kişisel durumunuzu değerlendirmek ve sorularınızı yanıtlamak için Doç. Dr. Nilay Şengül ile görüşebilirsiniz. Memorial Şişli Hastanesi’ndeki muayenehane randevusu için 444 7 888 numaralı hattı arayabilirsiniz.

Kaynaklar
Doç. Dr. Nilay Şengül
Yazar

Doç. Dr. Nilay Şengül

Tıbbi Onkoloji Uzmanı. Meme, akciğer, kolon ve mide kanseri başta olmak üzere immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve genetik profilleme alanlarında hasta odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir.

Hakkında ›

Sağlığınız için ilk adımı bugün atın

Tanı, tedavi seçenekleri ve ikinci görüş için Doç. Dr. Nilay Şengül ile iletişime geçebilir, online randevu oluşturabilirsiniz.

Doç. Dr. Nilay Şengül
Doç. Dr. Nilay Şengül Tıbbi Onkoloji Uzmanı
Merhaba 👋
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Görüşme Başlatın