Dr. Nilay Şengül

Blog

Genetik Profilleme ile Kişiselleştirilmiş Kanser Tedavisi Nasıl Yapılır?

👩‍⚕️ Doç. Dr. Nilay Şengül 📅 8 Temmuz 2026 🕑 9 dk okuma
Genetik Profilleme ile Kişiselleştirilmiş Kanser Tedavisi Nasıl Yapılır?

📌 Kısaca Bilmeniz Gerekenler

  • NCI-MATCH çalışmasına göre, tümör genetik testi yaptıran hastaların %40’ında eşleşebilecek hedefli ilaç bulunabilir.
  • Moleküler tümör kurulu (MTB) önerisiyle tedavi edilen hastalarda ölüm riski %54 daha düşüktür.
  • NGS teknolojisi tek seferde 500’den fazla geni analiz ederek hedefli tedavi ve immünoterapi seçeneklerini belirler.
  • FDA, tümör tipinden bağımsız olarak NTRK füzyonu ve MSI-H/dMMR durumlarında hedefli tedavileri onaylamıştır.

Kanser tedavisinde “her hasta farklıdır” sözü artık bir metafor değil, bilimsel bir gerçek. Genetik profilleme ile kişiselleştirilmiş kanser tedavisi, her tümörün benzersiz genetik yapısını analiz ederek o hastaya özgü en etkili tedavi stratejisini belirlemeyi amaçlar. Peki bu süreç nasıl işliyor, hangi hastalar için uygun ve ne kadar fayda sağlıyor?

Genetik Profilleme ve Kişiselleştirilmiş Tedavi Nedir?

Genetik profilleme ile kişiselleştirilmiş kanser tedavisi, bir hastanın tümör dokusundaki genetik mutasyonları, kopya sayı değişikliklerini ve yapısal yeniden düzenlemeleri analiz ederek, bu genetik özelliklere özgü hedefli ilaçları veya immünoterapi seçeneklerini belirleme yaklaşımıdır. NCI verilerine göre, bu yöntem tümörün büyümesini tetikleyen “sürücü mutasyonları” tespit eder ve bu mutasyonları hedef alan ilaçları önerir.

Kişiselleştirilmiş tıp (precision medicine), hastanın genetik profili, çevresel faktörler, davranışları ve ilaç geçmişi gibi verileri bir araya getirerek tedaviyi bireye özgü hale getirir. NGS (Next-Generation Sequencing — Yeni Nesil Dizileme) teknolojisi, tek bir testte yüzlerce geni eş zamanlı analiz ederek bu sürecin temel taşı haline gelmiştir.

Bu Yaklaşım Neden Önemli?

Geleneksel kanser tedavisi, tümörün organa göre (akciğer, meme, kolon vb.) sınıflandırılmasına dayanır. Ancak aynı organdaki iki farklı tümör, genetik olarak tamamen farklı olabilir. NCI-MATCH çalışmasının verilerine göre, 6.000’den fazla hastanın tümör genetik testi sonuçlarında, hastaların %40’ında eşleşebilecek hedefli bir ilaç bulunmuştur. Bu oran, sınırlı sayıda hedefli ilaçla elde edilmiştir; yeni ilaçlar geliştikçe oranın artması beklenir.

Nature’da 2025 yılında yayımlanan sistematik derleme ve meta-analize göre, moleküler tümör kurulu (MTB) önerisiyle tedavi edilen hastalar, standart tedavi alanlara kıyasla ölüm riskinde %54 daha düşük hazard oranına sahiptir (pooled HR: 0.46; %95 GA: 0.28-0.76). Ayrıca, MTB önerisiyle tedavi edilen hastalarda progresyonsuz sağkalım (PFS) de anlamlı şekilde iyileşmiştir (pooled HR: 0.65; %95 GA: 0.52-0.80).

Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, genetik profilleme artık lüks değil, standart bir gerekliliktir: “Klinik pratiğimde, özellikle ileri evre akciğer kanseri, kolon kanseri veya meme kanseri tanısı alan her hastada NGS paneli istiyorum. Bir kez, hastamın EGFR mutasyonu pozitif olduğunu öğrenip o güne kadar standart kemoterapi alan bir hastaya osimertinib başladığımda, tedavi yanıtının ne kadar hızlı ve belirgin olduğunu gördüm. Bu, ‘herkese aynı ilacı vermek’ anlayışının ne kadar eksik olduğunu gösteren somut bir örnek.”

NGS ve Genetik Profilleme Süreci Nasıl İşler?

NGS teknolojisi, tümör dokusundan veya kan örneğinden (sıvı biyopsi) elde edilen DNA’yı analiz eder. PMC’de yayımlanan derleme çalışmaya göre, süreç şu adımları içerir:

  • Örnek toplama: Tümör biyopsisi veya kan örneği (sıvı biyopsi) alınır. Sıvı biyopsi, dolaşımdaki tümör DNA’sını (ctDNA) analiz eder ve invaziv olmayan bir alternatiftir.
  • DNA/RNA ekstraksiyonu: Laboratuvarda genetik materyal izole edilir.
  • Kütüphane hazırlama ve dizileme: Genetik materyal, bilgisayar tarafından okunabilir hale getirilir ve dizilenir.
  • Biyoinformatik analiz: Elde edilen veriler, bilinen kanser genleriyle karşılaştırılır; mutasyonlar, füzyonlar ve kopya sayı değişiklikleri tespit edilir.
  • Raporlama: Eyleme geçirilebilir (actionable) bulgular, klinisyen için anlaşılır bir rapor halinde sunulur.

NCCN (National Comprehensive Cancer Network) kılavuzlarına göre, NGS özellikle non-küçük hücreli akciğer kanseri (NSCLC), meme kanseri, kolon kanseri, over kanseri ve pankreas kanseri gibi yaygın tümör tiplerinde önerilmektedir. Kapsamlı NGS panelleri, 500’den fazla geni analiz ederek TMB (tümör mutasyon yükü), MSI (mikrosatelit instabilitesi) ve NTRK füzyonları gibi karmaşık biyobelirteçleri de tespit edebilir.

MDPI’de 2025 yılında yayımlanan derleme çalışmaya göre, FDA tarafından onaylanan NGS tabanlı eşlik eden tanı (companion diagnostic) testleri giderek artmaktadır. Ekim-Kasım 2020’de FDA, F1LCDx’i akciğer kanserinde ALK, EGFR; prostat kanserinde BRCA1, BRCA2, ATM; meme kanserinde BRCA1, BRCA2 ve PIK3CA mutasyonları için onaylamıştır. Eylül 2024’te ise Illumina’nın IVD biyobelirteç testi, ilk FDA onaylı pan-kanser eşlik eden tanı kiti olmuştur.

Hangi Genetik Değişiklikler Tedaviyi Yönlendirir?

Genetik Değişiklik İlişkili Kanserler Hedefli Tedavi
EGFR mutasyonu NSCLC Osimertinib, erlotinib, gefitinib
ALK füzyonu NSCLC Alectinib, brigatinib, lorlatinib
BRCA1/BRCA2 mutasyonu Meme, over, prostat Olaparib, talazoparib (PARP inhibitörleri)
BRAF V600E mutasyonu Melanom, kolon Vemurafenib, dabrafenib + trametinib
MSI-H / dMMR Kolon, mide, endometriyum (tümör tipinden bağımsız) Pembrolizumab, dostarlimab
NTRK füzyonu Sarkom, tiroid, akciğer (tümör tipinden bağımsız) Larotrectinib, entrectinib
HER2 amplifikasyonu Meme, mide Trastuzumab, pertuzumab, T-DXd

Doç. Dr. Şengül, klinik pratiğinde tümör tipinden bağımsız onayların önemini vurguluyor: “Bir hastam, nadir bir sarkom tipi nedeniyle standart tedavi seçeneği kalmamıştı. NGS analizi NTRK füzyonu tespit etti ve larotrectinib başladık. Bu, ‘tümör nerede başladı’ sorusundan çok ‘tümörün genetik yapısı ne’ sorusunun ne kadar kritik olduğunu gösteren bir vaka. Tümör tipinden bağımsız tedaviler, nadir kanserlerde umut kapısı açıyor.”

Cell dergisinde 2025 yılında yayımlanan STAMPEDE faz-3 çalışmasına göre, Decipher Prostate genomik sınıflandırma testi, metastatik prostat kanseri hastalarında doketaksel kemoterapisinden en çok fayda görecek olanları belirlemede kullanılabilir. Yüksek Decipher skoruna sahip hastalarda doketaksel ile ölüm riski %36 azalırken, düşük skorlu hastalarda bu etki %4’ün altında kalmıştır. Bu bulgu, genetik profillemenin sadece hedefli tedavilerde değil, kemoterapi seçiminde de rol oynayabileceğini göstermektedir.

Moleküler Tümör Kurulu ve Karar Verme Süreci

Genetik profilleme sonuçlarının yorumlanması ve tedavi kararının verilmesi, genellikle bir moleküler tümör kurulu (MTB) tarafından yapılır. Bu kurul; tıbbi onkolog, patolog, moleküler biyolog ve genetik danışman gibi uzmanlardan oluşur. Nature’da yayımlanan meta-analize göre, MTB önerisiyle tedavi edilen hastaların medyan toplam sağkalımı 13.5 ay, medyan progresyonsuz sağkalımı 4.5 aydır.

MDPI Cancers dergisinde 2025’te yayımlanan meme kanseri çalışmasına göre, MTB önerisiyle hedefli tedavi alan hastaların %45.7’sinde klinik fayda (≥6 ay progresyonsuz sağkalım veya kısmi/tam yanıt) sağlanmıştır. Yüksek LOH (loss of heterozygosity) skoru, klinik fayda ile anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur (p=0.009).

Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, MTB süreci sadece bir test değil, multidisipliner bir yaklaşımdır: “Memorial Şişli’de her hafta düzenli olarak moleküler tümör kurulu toplantıları yapıyoruz. Karmaşık vakalarda NGS sonuçlarını, klinik durumu ve hasta öyküsünü bir araya getirerek en uygun tedavi stratejisini belirliyoruz. Bu süreç, ‘test sonucu ne diyorsa onu yapmak’ değil; ‘test sonucu, klinik veri ve hasta tercihi birlikte değerlendirilerek’ karar vermek anlamına geliyor.”

Yanlış Bilinenler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • “Genetik test herkese fayda sağlar”: Yanlış. NCI-MATCH verilerine göre, hastaların yaklaşık %40’ında eyleme geçirilebilir mutasyon bulunur; geri kalan %60’ında henüz hedefli bir ilaç mevcut olmayabilir. Bu durum, testin “başarısızlığı” değil, bilimsel gelişmenin devam ettiğinin göstergesidir.
  • “Genetik test pahalı ve ulaşılamaz”: Kısmen doğru, kısmen yanlış. NGS maliyetleri son yıllarda önemli ölçüde düşmüştür. Birçok ülkede sağlık sigortaları kapsamlı genetik testleri karşılamaktadır. Türkiye’de durum değişkenlik gösterebilir. [VERİ GEREKLİ: Türkiye’de NGS testlerinin SGK kapsamındaki durumu]
  • “Hedefli tedavi yan etki yapmaz”: Yanlış. Hedefli tedaviler genel olarak kemoterapiye göre daha iyi tolere edilir ancak ciddi yan etkileri olabilir. Örneğin, EGFR inhibitörlerine bağlı deri döküntüsü ve ishal; ALK inhibitörlerine bağlı karaciğer enzim yüksekliği yaygındır.
  • “Bir kez test yeterli”: Yanlış. Kanser, zaman içinde yeni mutasyonlar kazanabilir (klonal evrim). Tedavi direnci geliştiğinde tekrar biyopsi ve NGS analizi gerekebilir.

Genetik profilleme ile kişiselleştirilmiş kanser tedavisi, onkolojide standart bakımın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. NGS teknolojisi, moleküler tümör kurulu değerlendirmesi ve hedefli ilaçlar, hastalara standart kemoterapiden daha etkili ve daha az toksik seçenekler sunar. Ancak bu yaklaşımın başarısı, doğru hastada doğru zamanda doğru testi yapmakla başlar.

Genetik profilleme ile kişiselleştirilmiş kanser tedavisi hakkında kişisel durumunuzu değerlendirmek ve sorularınızı yanıtlamak için Doç. Dr. Nilay Şengül ile görüşebilirsiniz. Memorial Şişli Hastanesi’ndeki muayenehane randevusu için 444 7 888 numaralı hattı arayabilirsiniz.

Kaynaklar

Doç. Dr. Nilay Şengül
Yazar

Doç. Dr. Nilay Şengül

Tıbbi Onkoloji Uzmanı. Meme, akciğer, kolon ve mide kanseri başta olmak üzere immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve genetik profilleme alanlarında hasta odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir.

Hakkında ›

Sağlığınız için ilk adımı bugün atın

Tanı, tedavi süreçleri ve ikinci görüş için Doç. Dr. Nilay Şengül ile iletişime geçebilir, online randevu oluşturabilirsiniz.

Doç. Dr. Nilay Şengül
Doç. Dr. Nilay Şengül Tıbbi Onkoloji Uzmanı
Merhaba 👋
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Görüşme Başlatın