Dr. Nilay Şengül

Kanser Türü

Vulva Kanseri

👩‍⚕️ Doç. Dr. Nilay Şengül 🕑 19 dk okuma
Vulva Kanseri

📌 Kısaca Bilmeniz Gerekenler

  • Vulva kanseri, kadın dış genital organlarında gelişen nadir bir malignitedir; skuamöz hücreli karsinomlar tüm vakaların %95’ini oluşturur.
  • Almanya’da yapılan 17.017 hastalık büyük kohort çalışmasına göre 5 yıllık genel sağkalım oranı %69,5’tir; FIGO evre I için bu oran %84,3’e yükselir.
  • En sık belirti uzun süren kaşıntıdır; vulva bölgesindeki yara, kitle veya renk değişikliği 2 haftadan uzun sürdüğünde mutlaka jinekoloğa başvurulmalıdır.
  • Lenf nodu tutulumu, sağkalımı en güçlü şekilde etkileyen prognostik faktördür; negatif nodlu hastalarda 5 yıllık sağkalım %70-93 arasındadır.

Vulva kanseri, kadın dış genital organları — labia majora, labia minora, klitoris, vestibulum ve üretra ağzı — üzerinde gelişen nadir ancak agresif potansiyele sahip bir malignitedir. Dünya genelinde yılda yaklaşık 45.240 yeni vaka görülürken, bu rakam tüm jinekolojik kanserlerin yaklaşık %4’ünü oluşturur. Erken evrede tanı alan hastaların çoğunda cerrahi tedavi tek başına yeterli olurken; ileri evre vakalarda cerrahi, radyoterapi ve kemoterapinin kombine edildiği multidisipliner yaklaşım gereklidir.

Vulva Kanseri Nedir?

Vulva kanseri, kadın dış genital organlarının epitel dokusundan kaynaklanan malign bir tümördür. Histolojik olarak tüm vakaların %95’ini skuamöz hücreli karsinom (SCC) oluşturur; bunu melanom, bazal hücreli karsinom, adenokarsinom, sarkom ve ekstramammary Paget hastalığı izler. Skuamöz hücreli karsinomlar kendi içinde keratinize, bazaloid ve verruköz (siğilli) alt tiplere ayrılır. Keratinize tip genellikle postmenopozal kadınlarda, bazaloid ve verruköz tipler ise genç kadınlarda daha sık görülür.

İki temel biyolojik alt tip tanımlanmıştır: HPV ilişkili ve HPV ilişkisiz. HPV ilişkili vakalar genellikle 35-65 yaş arası kadınlarda, vulva intraepitelyal neoplazisi (VIN) öncül lezyonu ile ortaya çıkar. HPV ilişkisiz tipler ise ileri yaşta (55-85 yaş), liken sklerozus gibi kronik vulvar dermatozlarla ilişkili olarak gelişir. GLOBOCAN 2020 verilerine göre, vulva kanseri dünya genelinde yılda 45.240 yeni vaka ve 17.427 ölümle ilişkilendirilmiştir.

Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, vulva kanseri tanısında en kritik adım, hastaların vulva bölgesindeki değişiklikleri fark etmesi ve bunları “yaşlanma belirtisi” veya “geçici tahriş” olarak görmezden gelmemesidir. Erken dönemde fark edilen lezyonlarda geniş lokal eksizyon yeterli olabilirken, gecikmiş tanılarda daha invaziv cerrahi gerekebilir.

Vulva Kanseri Belirtileri

Vulva kanserinin en sık ve en uzun süren belirtisi kaşıntıdır (pruritus). Bunu vulvar kanama, akıntı, disüri (idrar yaparken ağrı) ve ağrı takip eder. Ancak önemli bir oran erken evrede asemptomatik kalır ve bu durum tanıyı geciktirebilir.

En belirgin klinik bulgu, vulva üzerinde ülserleşmiş, leukoplakik (beyazımsı), etli veya siğilli görünümlü bir kitle veya yara olmasıdır. Ciltte renk değişikliği (hiperpigmentasyon veya hipopigmentasyon), kalınlaşma veya incelme de erken dönem işaretler arasındadır. Pelvik ağrı, özellikle idrar yaparken veya cinsel ilişki sırasında ortaya çıkabilir.

Doç. Dr. Şengül, klinik pratiğinde vulva kanserinin en sık atlandığı belirtinin “kronik kaşıntı” olduğunu vurguluyor. Birçok hasta yıllarca krem ve losyon kullanarak geçici rahatlama sağlamaya çalışır; oysa 6 haftadan uzun süren vulvar kaşıntı mutlaka biyopsi ile değerlendirilmelidir.

Belirti Sıklık Önem Derecesi
Kaşıntı (pruritus) En sık Yüksek — 6 haftadan uzun sürerse biyopsi gerekli
Vulvar kanama Sık Yüksek — özellikle postmenopozal kanamada
Kitle / yara Sık Çok yüksek — biyopsi zorunlu
Cilt rengi değişikliği Orta Orta — leukoplaki veya eritroplaki şüphesi
Ağrı / disüri Orta Orta — ileri evre işareti olabilir

Vulva Kanseri Neden Olur? Risk Faktörleri

Vulva kanserinin gelişiminde iki temel yolak tanımlanmıştır. İlk yolak, HPV (insan papilloma virüs) enfeksiyonu ile ilişkilidir; özellikle HPV 16 ve 18 alt tipleri, vulva intraepitelyal neoplazisi (VIN) gelişimiyle birlikte invazif kansere ilerleme riskini taşır. Tedavi edilmeyen VIN III olgularının yaklaşık %80’inde invazif vulva kanseri gelişebilir. Bu yolak genç ve orta yaşlı kadınlarda (35-65 yaş) daha baskındır.

İkinci yolak ise HPV ilişkisiz olup, kronik vulvar dermatozlar (özellikle liken sklerozus), ileri yaş ve immün yetmezlikle ilişkilidir. Liken sklerozusun neden olduğu şiddetli kaşıntı, “kaşıntı-kaşıma döngüsü” ile skuamöz hücre hiperplazisine, ardından atipiye ve kansere ilerleyebilir. Bu yolak genellikle 70 yaş üzeri kadınlarda görülür.

Diğer önemli risk faktörleri şunlardır:

  • HPV enfeksiyonu (özellikle tip 16, 18, 31, 33)
  • Liken sklerozus ve diğer kronik vulvar dermatozlar
  • İleri yaş (tanı ortancası 70 yaş)
  • Sigara kullanımı
  • İmmün yetmezlik (HIV, organ nakli sonrası immünsüpresyon)
  • Önceden serviks veya vajen kanseri öyküsü
  • Obesite, diyabet ve hipertansiyon (HPV-ilişkisiz tiplerde)
  • Düşük sosyoekonomik durum

Almanya’daki 17.017 hastalık kohort çalışmasına göre, vulva kanseri tanısı alan hastaların medyan yaşı 70 yaş (aralık: 19-102) olup; hastaların %30,1’i 70-79 yaş aralığındadır. 55 yaş altı hastalar sadece %20,9’u oluştururken, 75 yaş üzeri hastalar %35,8’ini oluşturmaktadır. Genç hastalar daha düşük evrede (FIGO I: %67,3) tanı alırken, ileri yaşlı hastalar daha yüksek evrede (%47,6) tanı almaktadır.

Vulva Kanseri Nasıl Anlaşılır? Tanı Süreci

Vulva kanserinin tanısı klinik muayene ve biyopsi ile konulur. Görüntüleme yöntemleri (MR, BT, PET-CT) birincil tanıda rol oynamaz; ancak ileri evre hastalarda yerel yayılımın, lenf nodu tutulumunun ve uzak metastazların değerlendirilmesinde kullanılır.

Tanı süreci şu adımlardan oluşur:

  1. Detaylı anamnez: Kaşıntı süresi, kanama, akıntı, ağrı ve önceki vulvar lezyonlar sorgulanır.
  2. Kolposkopik muayene: Vulva bölgesi büyütülmüş görüntü ile incelenir; asetik asit ve Lugol çözeltisi uygulanarak anormal alanlar belirlenir.
  3. Biyopsi: Şüpheli lezyondan punch biyopsi alınır; bu tanı için altın standarttır.
  4. Histopatolojik değerlendirme: Tümör tipi, derecesi, stromal invazyon derinliği ve cerrahi sınır durumu değerlendirilir.
  5. Görüntüleme: Pelvik MR (üretra tutulumu şüphesi), toraks-abdomen BT (uzak metastaz) ve PET-CT (lenf nodu tutulumu) istenebilir.

Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, vulva kanserinde tanı gecikmesinin en önemli nedeni hastaların utanç veya çekingenlik duygusuyla hekime başvurmamasıdır. Vulva bölgesindeki herhangi bir değişiklik, 2 haftadan uzun sürdüğünde jinekoloğa başvurulması gerekir; erken tanı, tedavi seçeneklerini ve sonuçları doğrudan etkiler.

Vulva Kanseri Evreleri ve FIGO Evrelemesi

Vulva kanseri evrelemesi, 2021 yılında Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Federasyonu (FIGO) tarafından revize edilmiştir. Bu revizyon, 2010-2017 yılları arasındaki 12.063 vakalık prospektif veri analizine dayanır ve FIGO tarihindeki ilk veri-odaklı evreleme sistemidir.

FIGO Evre Tanım 5 Yıllık Sağkalım
IA Tümör ≤2 cm, stromal invazyon ≤1 mm %86,3
IB Tümör >2 cm veya stromal invazyon >1 mm %77,1
II Alt 1/3 üretra, vajina veya anusa yayılım, negatif nod %64,5
IIIA Lenf nodu metastazı ≤5 mm %60,3
IIIB Lenf nodu metastazı >5 mm %49,6
IIIC Lenf nodu metastazı ekstrakapsüler yayılım %31,3
IVA Pelvik kemiğe tutunma veya sabit/ülsere lenf nodu %25,9
IVB Uzak metastaz %18,3

Almanya’daki 17.017 hastalık kohort çalışmasına göre 5 yıllık genel sağkalım oranı %69,5 (95% CI: 68,7-70,3) olup; evrelere göre dağılım şu şekildedir: FIGO I için %84,3, FIGO II için %65,1, FIGO III için %51,8, FIGO IVA için %33,2 ve FIGO IVB için %22,2. Lenf nodu durumu en güçlü prognostik faktördür: negatif nodlu hastalarda 5 yıllık sağkalım %70-93 arasındadır, pozitif nodlu hastalarda ise %25-41’e düşer.

2021 FIGO evrelemesindeki en önemli değişiklik, stromal invazyon derinliğinin ölçüm yöntemidir. Yeni tanıma göre, invazyon derinliği en derin bitişik displastik rete ridge’in bazal membranından en derin invazyon noktasına kadar ölçülür. Ayrıca, serviks kanseri evrelemesinde kullanılan mikrometastaz (>0,2 mm ve ≤2 mm) ve makrometastaz (>2 mm) tanımları vulva kanserine de uygulanmıştır.

Vulva Kanseri Tedavisi

Vulva kanseri tedavisi, evre, tümör boyutu, histolojik tip, lenf nodu durumu ve hastanın genel durumuna göre kişiselleştirilir. Temel tedavi modalitesi cerrahidir; radyoterapi ve kemoterapi ise adjuvan veya neoadjuvan olarak kullanılır.

Cerrahi Tedavi

Tarihsel olarak, vulva kanserinin standart tedavisi radikal vulvektomi ile birlikte inguinal ve pelvik lenf nodu diseksiyonuydu. Ancak bu yaklaşım yüksek morbidite (%50 yara enfeksiyonu) ve psikoseksüel sorunlara neden oluyordu. Günümüzde daha koruyucu ve bireyselleştirilmiş cerrahi yaklaşımlar tercih edilmektedir.

Geniş lokal eksizyon (Wide Local Excision — WLE): Lokalize lezyonlarda (T1, evre IA-IB) tümör en az 1 cm sağlıklı doku marjı ile çıkarılır. 8 mm’den küçük marjın yerel nüks riskini artırdığı gösterilmiştir. WLE, radikal vulvektomi kadar etkili olup, psikoseksüel sonuçları daha iyidir.

Radikal vulvektomi: Daha büyük veya komşu yapılara yayılım gösteren tümörlerde (T2, evre II) tüm vulva ve derin fasyaya kadar doku çıkarılır. Modifiye radikal vulvektomi (hemivulvektomi) seçilebilir.

Lenf nodu yönetimi: İnguinofemoral lenf nodu diseksiyonu, standart yaklaşımdır. Erken evre hastalarda (T1b, T2) ve klinik olarak negatif inguinal lenf nodu olan hastalarda sentinel lenf nodu (SLN) biyopsisi tercih edilebilir; bu, yara komplikasyonu ve lenfödem riskini azaltır. SLN pozitif ise tam inguinofemoral lenf nodu diseksiyonu ve ardından postoperatif radyoterapi önerilir.

Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, sentinel lenf nodu biyopsisi vulva kanserinde devrim niteliğinde bir gelişmedir; erken evre hastalarda gereksiz lenf nodu diseksiyonunu önleyerek yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır. Ancak orta hatta yerleşik tümörlerde yanlış negatif sonuç riski nedeniyle dikkatli hasta seçimi gereklidir.

Radyoterapi

Radyoterapi şu durumlarda kullanılır:

  • Adjuvan radyoterapi: 3 veya daha fazla pozitif lenf nodu, makrometastaz >10 mm, kapsül rüptürü veya marjda tümör (R1) varlığında
  • Neoadjuvan kemoradyoterapi: Lokal ileri evre (evre III-IVA) hastalarda cerrahi öncesi tümör küçültmek için
  • Primer radyoterapi: Cerrahi aday olmayan hastalarda

Toplam radyasyon dozu 60-70 Gy arasındadır. İnguinal ve pelvik bölge bilateral olarak tedavi edilir. Son yıllarda intensite modüle radyoterapi (IMRT) kullanımı, yan dokulara verilen dozu azaltarak komplikasyonları düşürmüştür.

Kemoterapi ve Hedefe Yönelik Tedaviler

Metastatik hastalıkta (evre IVB) sistemik tedavi seçenekleri sınırlıdır. Platin bazlı rejimler (sispatin, 5-FU, paklitaksel) kullanılır; yanıt oranları düşüktür. Vulvar melanomlarda immun kontrol noktası inhibitörleri (pembrolizumab, nivolumab) kullanılabilir. EGFR inhibitörleri (gefitinib, erlotinib) ve trastuzumab gibi biyolojik ajanlar araştırma aşamasındadır.

Vulva Kanseri Ameliyatı: Ne Beklenmeli?

Vulva kanseri ameliyatı, tümörün evresine ve yerleşimine göre değişen kapsamda planlanır. Erken evrede basit bir geniş lokal eksizyon yeterli olabilirken, ileri evrede radikal vulvektomi ve lenf nodu diseksiyonu gerekebilir.

Ameliyat öncesi: Hastanede yatış öncesi kan tetkikleri, EKG, göğüs radyografisi ve gerekirse anestezi konsültasyonu yapılır. Antikoagülan ilaçlar ameliyattan önce kesilir.

Ameliyat süreci: Genel anestezi altında yapılır. Cerrahi süresi tümörün büyüklüğüne ve lenf nodu diseksiyonu ihtiyacına göre 2-5 saat arasındadır. Sentinel lenf nodu biyopsisi varsa, ameliyattan önce radyokolloid ve mavi boya ile lenfatik haritalama yapılır.

Rekonstrüksiyon: Radikal vulvektomi sonrası büyük defektlerin kapatılması için plastik cerrahi rekonstrüksiyonu gerekebilir. Lokal fasyokütan flepler (medial uyluk flebi, pudendal-uyluk flebi) veya miyokütan flepler (rektus abdominis, grasilis) kullanılabilir. Rekonstrüksiyon, yara dehisansı, vajinal introital stenoz ve cinsel fonksiyon bozukluğu riskini azaltır.

Ameliyat sonrası: Hastanede kalış süresi 3-7 gündür. Yara bakımı kritik öneme sahiptir; vulvar bölge nemli ve bakteriyel açıdan zengin bir ortamdır. Yara enfeksiyonu riski yüksektir (%30-50). Lenf nodu diseksiyonu yapılan hastalarda lenfödem (bacakta şişlik) gelişebilir; bu durumda fizik tedavi ve kompresyon çorabı önerilir.

Doç. Dr. Şengül, klinik pratiğinde vulva kanseri ameliyatı sonrası en sık karşılaşılan sorunun “yara iyileşme gecikmesi” olduğunu belirtiyor. Özellikle diyabet ve obesite gibi eşlik eden hastalıkları olan hastalarda bu risk daha yüksektir; bu nedenle ameliyat öncesi metabolik kontrol optimize edilmelidir.

Vulva Kanserinden Korunma Yolları

Vulva kanserinden korunma, risk faktörlerini azaltmaya ve erken lezyonları tespit etmeye odaklanır. Uygulanabilir stratejiler şunlardır:

  • HPV aşısı: HPV 16 ve 18’e karşı koruma sağlayan aşılar, vulva intraepitelyal neoplazisi (VIN) ve buna bağlı invazif kanser riskini azaltır. Aşı, cinsel aktivite başlamadan önce (9-14 yaş) en etkili olmakla birlikte, 45 yaşına kadar yapılabilir.
  • Düzenli jinekolojik muayene: Yıllık jinekolojik kontroller sırasında vulva muayenesi yapılması, erken lezyonların tespitini sağlar. Almanya’da 20 yaş üzeri tüm kadınlar için yıllık jinekolojik tarama programı bulunmaktadır ve bu program erken evre tanı oranını artırmada önemli rol oynamaktadır.
  • Liken sklerozus yönetimi: Kronik vulvar dermatozların (özellikle liken sklerozus) düzenli takip ve tedavisi, malign transformasyon riskini azaltır.
  • Sigarayı bırakma: Sigara, HPV ilişkili ve ilişkisiz vulva kanserleri için bağımsız bir risk faktörüdür.
  • Vulva hijyeni: Aşırı sabun ve parfüm içeren ürünlerden kaçınılması, sentetik iç çamaşırı yerine pamuklu tercih edilmesi önerilir.
  • Kendi kendine muayene: Ayna yardımıyla vulva bölgesinin düzenli incelenmesi, erken değişikliklerin fark edilmesini sağlar.

Doç. Dr. Nilay Şengül’ün Klinik Değerlendirmesi

Klinik pratiğimde sıklıkla şunu gözlemliyorum: Vulva kanseri tanısı alan hastaların önemli bir kısmı, belirtilerin başlangıcından tanıya kadar 6-12 ay gecikme yaşamaktadır. Bu gecikmenin temel nedeni, hastaların vulva bölgesindeki değişiklikleri “yaşlanma belirtisi” veya “geçici tahriş” olarak yorumlamasıdır. Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, 6 haftadan uzun süren vulvar kaşıntı, kitle veya renk değişikliği mutlaka jinekolog tarafından değerlendirilmeli ve şüpheli lezyonlarda biyopsi geciktirilmemelidir.

Ayrıca, sentinel lenf nodu biyopsisi uygulamasıyla birlikte erken evre vulva kanseri tedavisinde önemli bir paradigma değişimi yaşanmıştır. Günümüzde T1b ve T2 evre hastalarda, klinik olarak negatif inguinal lenf nodu olan olgularda sentinel lenf nodu haritalaması standart hale gelmiştir. Bu yaklaşım, gereksiz lenf nodu diseksiyonunu önleyerek lenfödem ve yara komplikasyonu riskini belirgin şekilde azaltır. Ancak orta hatta yerleşik tümörlerde ve önceki vulvar cerrahisi öyküsü olan hastalarda sentinel lenf nodu tespit edilememe riski daha yüksektir; bu durumlarda tam inguinofemoral lenf nodu diseksiyonu tercih edilmelidir.

Tanıdan İyileşmeye: Süreç Nasıl İlerliyor?

  1. İlk muayene ve anamnez: İlk jinekolojik muayenede, kaşıntı süresi, kanama, akıntı, ağrı ve önceki vulvar lezyonlar detaylı olarak sorgulanır. Aile öyküsü, HPV aşı durumu ve sigara kullanımı kaydedilir. Vulva bölgesi kolposkop altında incelenir.
  2. Tetkikler ve görüntüleme: Şüpheli lezyondan punch biyopsi alınır. Tanı konulduktan sonra pelvik MR (yerel yayılım), toraks-abdomen BT (uzak metastaz) ve gerekirse PET-CT (lenf nodu tutulumu) istenir. Kan tetkikleri (tam kan sayımı, biyokimya, koagülasyon) yapılır.
  3. Tedavi planlaması: Multidisipliner tümör konseyinde (jinekolog, tıbbi onkolog, radyasyon onkologu, patolog, radyolog) evre ve tedavi stratejisi belirlenir. Erken evrede cerrahi tek başına yeterliyken, ileri evrede neoadjuvan kemoradyoterapi veya primer cerrahi planlanır.
  4. Cerrahi süreci: Genel anestezi altında geniş lokal eksizyon veya radikal vulvektomi yapılır. Gerekirse sentinel lenf nodu biyopsisi veya inguinofemoral lenf nodu diseksiyonu uygulanır. Büyük defektlerde plastik cerrahi rekonstrüksiyonu yapılabilir.
  5. Hastanede kalış ve taburculuk: Hastanede kalış süresi 3-7 gündür. Yara bakımı, ağrı kontrolü ve mobilizasyon önceliklidir. Drenler çıkarıldıktan sonra taburcu edilir.
  6. İyileşme ve takip: İlk 3 yıl içinde 3 ayda bir, 4-5. yıllarda 6 ayda bir, 5. yıldan sonra yıllık takip önerilir. Takipte vulva muayenesi, inguinal palpasyon ve gerekirse görüntüleme yapılır. Lenfödem gelişen hastalarda fizik tedavi ve kompresyon çorabı önerilir. Cinsel fonksiyon ve psikolojik destek değerlendirilir.

Doç. Dr. Nilay Şengül’e göre, vulva kanseri tedavi sonrası takipte en kritik dönem ilk 3 yıldır; çünkü Almanya’daki verilere göre mortalite riski en yüksek bu dönemde görülür. Düzenli ve disiplinli takip, erken nüks tespitini ve müdahaleyi mümkün kılar.

Sıkça Sorulan Sorular

Vulva kanseri nerede olur?

Vulva kanseri, kadın dış genital organları olan labia majora, labia minora, klitoris, vestibulum (vajina girişi) ve üretra ağzı üzerinde gelişir. En sık labia majora (%75) ve labia minora bölgesinde görülür. Klitoris ve perineal bölge daha nadir tutulum alanlarıdır.

Vulva kanseri hangi yaşta görülür?

Vulva kanseri medyan tanı yaşı 70 yaş (aralık: 19-102) olup, hastaların %30,1’i 70-79 yaş aralığındadır. Ancak HPV ilişkili tipler 35-65 yaş arasında da görülebilir. 55 yaş altı hastalar tüm vakaların %20,9’unu oluştururken, 75 yaş üzeri hastalar %35,8’ini oluşturur.

Vulva kanseri ağrı yapar mı?

Erken evrede vulva kanseri genellikle ağrısız seyreder; en sık belirti kaşıntıdır. İleri evrede tümörün ülserleşmesi, komşu yapılara (üretra, vajina, anüs) yayılımı veya lenf nodu tutulumu ağrıya neden olabilir. Disüri (idrar yaparken ağrı) ve cinsel ilişki sırasında ağrı, ileri evre işaretleridir.

Vulva kanseri bel ağrısı yapar mı?

Vulva kanseri doğrudan bel ağrısı yapmaz. Ancak ileri evrede (evre IVB) kemik metastazı (omurga, pelvik kemikler) gelişirse bel ağrısı ortaya çıkabilir. Bu nedenle, tanı sonrası yapılan görüntüleme tetkiklerinde kemik tutulumu değerlendirilmelidir.

Vulva kanseri kaç yılda oluşur?

HPV ilişkili vulva kanseri, vulva intraepitelyal neoplazisi (VIN) lezyonundan invazif kansere ilerleme süresi değişken olup, tedavi edilmeyen VIN III olgularının yaklaşık %80’inde yıllar içinde invazif kanser gelişebilir. HPV ilişkisiz tiplerde liken sklerozus gibi kronik dermatozlardan kansere ilerleme süresi daha uzun ve belirsiz olabilir; bu nedenle düzenli takip önemlidir.

Vulva kanseri bulaşıcı mı?

Vulva kanseri kendisi bulaşıcı değildir. Ancak HPV ilişkili vulva kanserlerinin temelinde yatan HPV enfeksiyonu cinsel yolla bulaşabilir. HPV aşısı, bu virüsün bulaşmasını ve dolayısıyla HPV ilişkili vulva kanseri riskini azaltır. HPV ilişkisiz tipler (liken sklerozus ile ilişkili) bulaşıcı değildir.

Vulva kanseri idrarda koku yapar mı?

Vulva kanseri doğrudan idrarda koku yapmaz. Ancak tümörün üretraya yayılımı veya üretra ağzı tutulumu, idrar akışını bozabilir ve sekonder enfeksiyonlara yol açabilir. İdrarda koku, genellikle üriner sistem enfeksiyonu (İYE) ile ilişkilidir; vulva kanseri tanısı olan hastada yeni ortaya çıkan idrar kokusu, üretral tutulum veya İYE açısından değerlendirilmelidir.

Vulva kanseri ölümcül müdür?

Vulva kanserinin prognozu evreye ve lenf nodu durumuna göre değişir. Erken evrede (FIGO I) 5 yıllık sağkalım oranı %84,3’tür ve bu oran lenf nodu negatif hastalarda %70-93’e yükselir. Ancak ileri evrede (FIGO IVB) 5 yıllık sağkalım %18,3’e düşer. Lenf nodu tutulumu en güçlü prognostik faktördür; pozitif nodlu hastalarda 5 yıllık sağkalım %25-41 arasındadır. Erken tanı ve uygun tedavi ile yaşam süresi önemli ölçüde uzatılabilir.

Vulva kanseri, kadın dış genital organlarında gelişen nadir ancak erken tanı ve tedavi edildiğinde iyi prognoza sahip bir malignitedir. Skuamöz hücreli karsinomlar tüm vakaların %95’ini oluşturur ve iki temel biyolojik alt tip (HPV ilişkili ve HPV ilişkisiz) tanımlanmıştır. En sık belirti kaşıntı olup; 6 haftadan uzun süren vulvar kaşıntı, kitle veya renk değişikliği mutlaka jinekolog tarafından değerlendirilmelidir. 2021 FIGO evrelemesi, veri-odaklı yaklaşımıyla daha doğru prognostik sınıflama sağlamaktadır. Cerrahi temel tedavi olup; erken evrede geniş lokal eksizyon, ileri evrede multidisipliner yaklaşım (cerrahi + radyoterapi + kemoterapi) gereklidir. Lenf nodu durumu sağkalımı en güçlü şekilde etkileyen faktördür.

Vulva kanseri hakkında kişisel durumunuzu değerlendirmek ve sorularınızı yanıtlamak için Doç. Dr. Nilay Şengül ile görüşebilirsiniz. Memorial Şişli Hastanesi’ndeki muayenehane randevusu için 444 7 888 numaralı hattı arayabilirsiniz.

Kaynaklar


 

Doç. Dr. Nilay Şengül
Yazar

Doç. Dr. Nilay Şengül

Tıbbi Onkoloji Uzmanı. Meme, akciğer, kolon ve mide kanseri başta olmak üzere immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve genetik profilleme alanlarında hasta odaklı yaklaşımıyla hizmet vermektedir.

Hakkında ›

Sağlığınız için ilk adımı bugün atın

Tanı, tedavi seçenekleri ve ikinci görüş için Doç. Dr. Nilay Şengül ile iletişime geçebilir, online randevu oluşturabilirsiniz.

Doç. Dr. Nilay Şengül
Doç. Dr. Nilay Şengül Tıbbi Onkoloji Uzmanı
Merhaba 👋
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Görüşme Başlatın